Stilinn tanımı yapmam gerekiyor sanırım. Ama hızlı bir giriş yapasım var nedense. Sayfa tanımım için biraz sabır!!! Ya da şunu mu desem, yazılar, yorumlar ve paylaşımlar derken beni tanımanızı istiyorum.
![]() |
| Görsel İnternet'ten Alıntıdır |
Kısa ve net olacağım ilk yazımda değineceğim konu benim dilimde " Kumaş Ekonomisi" :-)
Önceleri Salı pazarı efektinde yer alan tezgahlarda birkaç tiplemesiyle gördüğümüz aynı desen, aynı renk kumaşların kullandığına şahit olmuş olabilirsiniz. Ya da evdeki kumaşlarınızı değerlendirmek adına bir desen kumaşı elinize alıp birkaç parça dikiş de dikmiş olabilirsiniz. Fakat şu var ki kadın ya da erkek olsun herkes kendini en iyi şekilde ifade edecek, tarzını yansıtacak giysileri tercih eder. Giyim, aslında insanın iç dünyasını da yansıtan bir ayna gibidir. Bu aynaya baktığımız zaman iç dünyamızdaki tekilliği bir başkasıyla paylaşmak istemeyiz. Biz giydiğimiz kıyafetle tek olmak isteriz. Ruhumuzun, bedenimizin ve egomuzun kazancı olsun isteriz. Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka bu konu nereye varacak arkadaş.
Uzun zamandır vitrinleri dikkatle inceleyen bir hal aldım, gözüm sürekli vitrinlerde. En şık kaldırımlarda yerini almış İstanbul'un nabzını tutan semtlerin mağazalarında gözlerim... Sürekli bir izleme halindeyim. Nedense hiçbir renk - desen beni kendine çekmiyor son zamanda. Baktığım zaman her vitrinin ve çok çok iyi tasarımcılar tarafında tasarlandığı söylenen giysilerin kumaş seçimleri ve bu kumaşın uygulanabilirliği midemi bulandırır oldu. Ben nasıl ki üzerimde görmek istediğim Tekil'liği arıyorsam sen de vitrininde bunu yakalamalısın. Aynı kumaşı hem etek , hem elbise olarak vitrinine nasıl yansıtırsın? Özellikle kadınlar için önemli olacak bu konu ile ilgili bu tasarımcılar ne yapıyorlar? Bu firmaların bir stil danışmanı yok mu? Ya da var da işe mi yaramıyorlar diye sormaktan kendimi alamıyorum...
Sanıyorum ki kimse katıldığı bir toplantıda veya davette hatta ve hatta sokakta yürürken bile kendi üzerindeki giysi ile pişti olmak istemez. Bu hem kendisi için hem karşısındaki kişi için hoş olmayacak bir durumdur. Şimdi soruyorum ben potansiyel bir alıcı isem, sen neden vitrininde aynı desen ve kumaşla tasarlanmış bir ürünü paylaşırsın? Burada merak edilen diğer bir konu vitrin tasarımcılığı yapan arkadaşlarımızın da bu detaya dikkat etmemiş olmaları. Mesela Roman mağazasının vitrininde aynı detayda kumaştan elbise ve etek tasarlanmış olması ve aynı vitrinde yer alması. Bu bendeki Tekilliği alıp gidiyor. Değil aynı elbise ile bir mekanda pişti olmak herhangi bir ortamda aynı kumaşın etek modelinde kullanılmış olması bile beni Ben olmaktan tarzımı yansıtmaktan men ediyor.
Öyleyse az dikkat diyorum sevgili tasarımcılar. Ekranın görünen tarafında bir kullanıcı olarak ben bu şekilde, beni yansıtmanızı istemiyorum....
Sanıyorum ki kimse katıldığı bir toplantıda veya davette hatta ve hatta sokakta yürürken bile kendi üzerindeki giysi ile pişti olmak istemez. Bu hem kendisi için hem karşısındaki kişi için hoş olmayacak bir durumdur. Şimdi soruyorum ben potansiyel bir alıcı isem, sen neden vitrininde aynı desen ve kumaşla tasarlanmış bir ürünü paylaşırsın? Burada merak edilen diğer bir konu vitrin tasarımcılığı yapan arkadaşlarımızın da bu detaya dikkat etmemiş olmaları. Mesela Roman mağazasının vitrininde aynı detayda kumaştan elbise ve etek tasarlanmış olması ve aynı vitrinde yer alması. Bu bendeki Tekilliği alıp gidiyor. Değil aynı elbise ile bir mekanda pişti olmak herhangi bir ortamda aynı kumaşın etek modelinde kullanılmış olması bile beni Ben olmaktan tarzımı yansıtmaktan men ediyor.
Öyleyse az dikkat diyorum sevgili tasarımcılar. Ekranın görünen tarafında bir kullanıcı olarak ben bu şekilde, beni yansıtmanızı istemiyorum....
